Wednesday, November 9, 2016

Dostlarım Benim - Mis Amigos Amaral

Dostlarım Benim

Marta arar sabahın altısında
sırf muhabbet için, yalnız hissediyormuş kendini
çünkü Sebas, Buenos Aires'e dönmek için yola çıkmış
para bitmiş, kimse için yer kalmamış artık.
Bizi bir araya getiren ve ayıran kader
nerede başlar, nerede biter.

Ben, otelde yalnız, gün doğumunu seyrediyorum.
Santiago, dağların arasından uyanıyor.
Aguirre, 304 numarada gitar çalıyor.
Asi bir kedi, Rock’n Roll’un kraliçesine yarı aşık
geçiyor önümden, itiraf etmedi henüz ama ben biliyorum.

Onlar dostlarım benim, sokaklarda beraber saatler geçirdiğim dostlarım.
Her şey bir yana, dostlarım benim onlar.

Carlos anlattı, kız kardeşi Isabel,
sebepsiz yere işten kovulmuş.
Sözleşmesiz çalıştığı için, ne bir teşekkür
ne bir tazminat, aynı gün akşamı bunu kutladık,
artık aptal patronuna bir dakika bile katlanman gerekmeyecek diye.

Onlar dostlarım benim, sokaklarda beraber saatler geçirdiğim dostlarım.
Her şey bir yana, dostlarım benim onlar.

Alicia Barcelona’ya taşındı, bu gün anılarımız canlandı gözümde.
Claudia’nın bir çocuğu oldu.
Guille ve diğerlerinden hiç haberim yok.

Onlar dostlarım benim, sokaklarda beraber saatler geçirdiğim dostlarım.
Her şey bir yana, dostlarım benim onlar.



Wednesday, October 19, 2016

Bambaşka Bir Dünyadan / En Un Mundo Raro


Meksika'nın efsane sesi Chavela Vargas'ın şarkısı Bambaşka Bir Dünyadan / En Un Mundo Raro...

Bambaşka Bir Dünyadan

Sana aşktan,
Hayallerden behsettiklerinde
Ve sana koca bir gökyüzü ile güneşi vaat ettiklerinde
Eğer beni hatırlarsan
Adımı anma,
Çünkü o zaman gerçek aşkı hissedeceksin…

Ve geçmişini bilmek isterlerse
Tam o anda yalan söylemek paha biçilmez…
Uzaklardan, eşi benzeri bulunmaz bambaşka bir dünyadan geliyorum de…
Öyle bir dünya ki orada insanlar ağlamak nedir bilmez,
Aşk nedir bilmez,
Ve hiç aşık olmadığını söyle…

Çünkü ben nereye gidersem gideyim,
Gönlümün bütün kırıklıklarını unutarak
Senin sevginden altın bir rüya gibi bahsedeceğim
Senin elvedanın beni makusa çevirdiğini anlatmayacağım..

Ve geçmişini bilmek isterlerse
Tam o anda bir başka yalan daha söylemek paha biçilmez…
Uzaklardan, eşi benzeri bulunmaz bambaşka bir dünyadan geliyorum de…
Öyle bir dünyadan geliyorum ki acı nedir,
Aşkta kazanmak nedir bilmiyorum de..
Ve hiç ağlamadım de,
Ben, hiç ağlamadım…


Thursday, October 13, 2016

Adımlarımdan / De Mis Pasos - Julieta Venegas

Geçmişin,senin ve benim yüzüm
Aynı gelecek
Kokunun hissettirdiğini
Deneyimlemek için yaşamayacağım…

Sen gözlerin kapalı oturmuş
Kaderinden yardım isterken
Ben, beni senden uzaklaştıran rüzgarı engellemeyeceğim…

Adımlarımdan öğreniyorum,
Yolda anlıyorum herşeyi…

Kaybolmuş kelimeler
Unutulmuş geçmiş
Her an bizi içip bitirirken...

Aklımdan uçup gitmesi iyi geliyor
Tekrar geldiğim zaman
Farkına varıp unutacağım..

Adımlarımdan öğreniyorum,
Yolda anlıyorum herşeyi…


Wednesday, October 12, 2016

Sağ Bacağım

Babam, yolun kenarında, arabasının hemen yanında, elinde plastik bir bidon ile birisinin onu almasını bekliyordu. Ben, kafamda yüzümü kapatan bir kask, motorumla gidiyordum. Tam yanında durdum, tanımadı beni.

 - Benzin mi bitti? dedim.
 - Evet, dedi.
 - Atla.

Babam, beni tanımadan motora bindi. Beş yıldır ne konuşuyorduk ne de görüşüyorduk. Son kez birbirimize sarıldığımızda annemin cenazesini toprağa vermiştik. Sonra, aramızda hiç bir şey olmadığı gibi, birbirimizi unutana kadar da telefon aramalarından kaçtık.

Yüzünü rüzgardan korumak için, başını içine çekişini fark ettim. Sağ ayakkabımın topuğunu tamir etmişti bir gün. Sağ bacağım diğerine göre biraz kısa. Ben doğduktan hemen sonra doktor haber vermiş aileme, babam bana uzun süre bu haberden dolayı hissettikleri hayal kırıklığından bahsetmişti. Ben hiçbir zaman bacaklarım yüzünden dram gibi bir hayat yaşamadım ama sanki annemle babam bu santimetre fazlalığından (ya da eksikliğinden) kendilerini suçlu hissediyorlar gibi görünürlerdi; ve bakış açısına göre değişiyor, hiçbir zaman anlayamadım hangi bacağımın problemli olduğunu.

Çok çevik kullandım motoru, arabaların arasından hızla geçtim. Uzaktan bakınca gözü kara kullandığım söylenebilir. Babam bir adamla göz göze geldikten sonra sol eliyle omzumu sıkıca tuttu, diğer elinde de plastik bidonu tutuyordu. Ayaklarımdaki uzunluk farkına bakmadan duramadığına eminim. Belki de, oğlu olup olma ihtimalimi sorabilirdi. Hatırlardı belki doktorların bu başarısını, yani bir sürü çekilen röntgen filmlerini, bir sürü çözüm önerilerini ve en sonunda bulunan basit mekanik çözümü, kısa olan ayaktaki ayakkabının içine küçük bir şey yerleştirmek. Sonra, omzumdaki bir sevgi gösterisi olarak görülebilecek baskıya karşılık hiçbir cevap vermedim.

Hemen sonra benzin istasyonuna geldik, elinde plastik bidonu ile motorumdan indi. Arabasına geri götüremeyeceğimi söylediğimde, endişelenmemi ve başka birisini bulacağını söyledi. Ön tarafı buhar olmuş kaskımın içinden yüzümü görmeye çalıştığını farkettim. O gece telefonum birkaç kez çaldı ama ahizeyi kaldırdığımda kapandı hepsi…

Juan Jose Millas, Bizi Çağıran Nesneler, Sağ Bacağım

Sağ Bacağım

Babam, yolun kenarında, arabasının hemen yanında, elinde plastik bir bidon ile birisinin onu almasını bekliyordu. Ben, kafamda yüzümü kapat...