Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dojo

Bir efendi var. On beş yılın tecrübesini yüzünden, sesinden ve duruşundan anladığınız gibi, gözlerinden de okuyabilirsiniz. Filmlerdeki yaşlı hocaların bilgeliği var ama yaşlı değil. Detayları kaçırmıyor. İsmimi benden iyi telafi ediyor. Sonra bir Alejandro var, bir saatin yarısından fazlasında gözleri kapalı, sanki dua ediyor sürekli -iyi konsantre olmak için galiba- efendinin uzun yıllar sağ kolu olmuş. Şimdi bazen derslere giriyor. Bir kahramanın sadık yardımcısı gibi, Rubin gibi. Öğrenmeyi, öğretmeyi seviyor, efendiye layık olmaya çalışıyor, mükemmel bir sağ kol bence. Gözlerime bakıyor sürekli, "elimdem bir şey gelse hemen yaparım, yeter ki söyle" mahcubiyetiyle. Sonra bir Carlos var, tipik Meksikalı ama değil. En yaşlımız, ağır abi yani, her şekilde, konuşması, davranışları, gülüşü. Gür bıyıkları var. Efendi ona, o da efendiye saygı duyuyor. Sonra Luz var. Işık demek. Bir kız. Beyazların içinde çok saf duruyor. Çocuk gibi. Dışarıda başka biri oluyor. Kolombiyalı, yarı …

Uyuyorsun derlerse, rüyalar görüyorum… / Seguiremos

Macaco'dan Seguiremos...
Evet de, yaşayacağız, devam edeceğiz de! Kayboldun derler, arıyorum derim, Olduğun yerde kal derler, ayağa kalkarız, Evet, yaşamaya devam edeceğiz. Düştün derlerse, kalkıyorum derim Uyuyorsun derlerse, rüyalar görüyorum…
Kalabalıkların ortasında, işte tam ordasın Aynıyız, farklıyız, Ama bize insan sürüsü derler. Kusura bakmayın ayağa kalkmam Bir adım ileri bir adım geri derseniz, Ne bir taburuz ne asker Belki dalgaların üzerinde uçuşan damlalarız.
Kusura bakmayın size kendimi anlatamam Bu çamurlu denizin orasında Bizi içi dışı görünen suya çevirdiler, Artık beni kirletmeyin, Ben kendimi yeteri kadar kirletmişim zaten Ve düşünmekle hayal kurmak arasında  Çok büyük bir fark var Ben ikincisindenim Her fırsatta hayallere dönerim...
Şimdi biliyoruz en önemlisi hayal kurmak,  Kendimizden geçmişliğimizden kurtulmak,  Düşünceye koyulan sansürün filtresi,  Ne kadar çok yanılıyoruz, Hayal kurarak ömrümüzü heba ettiğimizi düşündüğümüzde...
Evet de, yaşayacağız, deva…

Sonbahar Melankolisi / Melancolía - Manuel Machado

Sonbahar Melankolisi Bazen kederleniyorum, eskimiş bir sonbahar akşamı gibi; isimsiz özlemlerle, melankolik cezalarla dolu... Sonra, düşüncelerim ölülerin mezarlarının dibinde, mahzun, sağa sola yıkılan servilerin ve söğütlerin etrafında başıboş dolaşıyor... Şairane değil, kederli hikayeler hatırlıyorum, saçlarımı tek tek beyazlatmış hikayeler...
Manuel Machado (1874 - 1947) 1846 doğumlu yazar, antropolog ve halk bilimci Antonio Machado Álvarez(1846 - 1893)'un oğlullarından birisi ve Antonio Machado'nun kardeşidir.

Dostlarım Benim / Marta, Sebas, Guille Y Los Demas

Zaragoza'dan çıkmış Eva Amaral ve Juan Aguirre'den oluşan bir ikili, aslında Amaral grup adı olarak geçiyor.

2005 yılında çıkardığı Pájaros en la cabeza / Kafamda Kuşlar (Aklı bir karşı havada anlamı da var) albümünden Marta, Sebas, Guille Y Los Demas şarkısı.

Dostlarım Benim
Marta arar sabahın altısında
sırf muhabbet için, yalnız hissediyormuş kendini
çünkü Sebas, Buenos Aires'e dönmek için yola çıkmış
para bitmiş, kimse için yer kalmamış artık.
Bizi bir araya getiren ve ayıran kader
nerede başlar, nerede biter.

Ben, otelde yalnız, gün doğumunu seyrediyorum.
Santiago, dağların arasından uyanıyor.
Aguirre, 304 numarada gitar çalıyor.
Asi bir kedi, Rock’n Roll’un kraliçesine yarı aşık
geçiyor önümden, itiraf etmedi henüz ama ben biliyorum.

Onlar dostlarım benim, sokaklarda beraber saatler geçirdiğim dostlarım.
Her şey bir yana, dostlarım benim onlar.

Carlos anlattı, kız kardeşi Isabel,
sebepsiz yere işten kovulmuş.
Sözleşmesiz çalıştığı için, ne bir teşekkür
ne bir tazmina…

Bambaşka Bir Dünyadan / En Un Mundo Raro

Meksika'nın efsane sesi Chavela Vargas'ın şarkısı Bambaşka Bir Dünyadan / En Un Mundo Raro...
Şarkıyı Martirio söylüyor...

Bambaşka Bir Dünyadan

Sana aşktan,
Hayallerden behsettiklerinde
Ve sana koca bir gökyüzü ile güneşi vaat ettiklerinde
Eğer beni hatırlarsan
Adımı anma,
Çünkü o zaman gerçek aşkı hissedeceksin…

Ve geçmişini bilmek isterlerse
Tam o anda yalan söylemek paha biçilmez…
Uzaklardan, eşi benzeri bulunmaz bambaşka bir dünyadan geliyorum de…
Öyle bir dünya ki orada insanlar ağlamak nedir bilmez,
Aşk nedir bilmez,
Ve hiç aşık olmadığını söyle…

Çünkü ben nereye gidersem gideyim,
Gönlümün bütün kırıklıklarını unutarak
Senin sevginden altın bir rüya gibi bahsedeceğim
Senin elvedanın beni makusa çevirdiğini anlatmayacağım..

Ve geçmişini bilmek isterlerse
Tam o anda bir başka yalan daha söylemek paha biçilmez…
Uzaklardan, eşi benzeri bulunmaz bambaşka bir dünyadan geliyorum de…
Öyle bir dünyadan geliyorum ki acı nedir,
Aşkta kazanmak nedir bilmiyorum de..
Ve hiç ağlamadım…

Adımlarımdan / De Mis Pasos

Julieta Venegas’ın yazıp bestelediği, attığı adımlar ve yürüdüğü yollarda hatalarından öğrendiğini farkeden bir kadını anlattığı şarkı. 90’ların en iyi İspanyolca 100 şarkısı listesinde 90. sırada yer alıyor.

Adımlarımdan

Geçmişin,senin ve benim yüzüm
Aynı gelecek
Kokunun hissettirdiğini
Deneyimlemek için yaşamayacağım…

Sen gözlerin kapalı oturmuş
Kaderinden yardım isterken
Ben, beni senden uzaklaştıran rüzgarı engellemeyeceğim…

Adımlarımdan öğreniyorum,
Yolda anlıyorum herşeyi…

Kaybolmuş kelimeler
Unutulmuş geçmiş
Her an bizi içip bitirirken...

Aklımdan uçup gitmesi iyi geliyor
Tekrar geldiğim zaman
Farkına varıp unutacağım..

Adımlarımdan öğreniyorum,
Yolda anlıyorum herşeyi…

Sağ Bacağım

Babam, yolun kenarında, arabasının hemen yanında, elinde plastik bir bidon ile birisinin onu almasını bekliyordu. Ben, kafamda yüzümü kapatan bir kask, motorumla gidiyordum. Tam yanında durdum, tanımadı beni.

 - Benzin mi bitti? dedim.
 - Evet, dedi.
 - Atla.

Babam, beni tanımadan motora bindi. Beş yıldır ne konuşuyorduk ne de görüşüyorduk. Son kez birbirimize sarıldığımızda annemin cenazesini toprağa vermiştik. Sonra, aramızda hiç bir şey olmadığı gibi, birbirimizi unutana kadar da telefon aramalarından kaçtık.

Yüzünü rüzgardan korumak için, başını içine çekişini fark ettim. Sağ ayakkabımın topuğunu tamir etmişti bir gün. Sağ bacağım diğerine göre biraz kısa. Ben doğduktan hemen sonra doktor haber vermiş aileme, babam bana uzun süre bu haberden dolayı hissettikleri hayal kırıklığından bahsetmişti. Ben hiçbir zaman bacaklarım yüzünden dram gibi bir hayat yaşamadım ama sanki annemle babam bu santimetre fazlalığından (ya da eksikliğinden) kendilerini suçlu hissediyorlar gibi görünürler…